SinemaMagazinTeknoloji

Yapay Zekanın Film Endüstrisinde Yükselişi ve Etkileri

Hollywood, teknolojik gelişmelerle sürekli evrilen bir dünya. Son yıllarda, bu evrimin en dikkat çekici unsurlarından biri de yapay zeka (YZ) oldu. Özellikle film sektöründe, yapay zekanın kullanımı büyük bir ivme kazandı ve bu durum beraberinde pek çok tartışmayı getirdi.

Dijital Figüranların Yükselişi

Mart ayında Disney platformlarında yayınlanan Prom Pact sadece gençlere hitap eden bir TV filmi gibi görünebilirdi. Ancak, filmde kullanılan dijital figüranlar konusundaki tartışma, onu sıradanın üzerine çıkardı. Filmdeki bir sahnede, gerçekçi olmayan dijital figüranlar, izleyicilerin dikkatini çekti. Bu durum, Hollywood’da kullanılan yapay zekalı figüranların nasıl bir tartışma yaratabileceğini gösterdi.

Hollywood Reporter’ın öne çıkardığı bir nokta, bu dijital figüranların yapay zeka tarafından değil, diğer görsel efekt (VFX) teknikleri kullanılarak oluşturulmuş olmasıydı. Bu durum, SAG-AFTRA grevi sırasında ortaya çıkan endişeleri daha da artırdı. Oyuncular, kendi benzerliklerinin izinsiz ve dijital olarak kullanılma endişesi taşıyorlar.

Yapay Zekanın Dublör Piyasasına Etkisi

Yapay zekanın film endüstrisindeki yükselişi, dublörlerin geleceği üzerinde belirgin bir gölge bırakıyor. Freddy Bouciegues gibi deneyimli dublör koordinatörleri, yapay zekanın sektörde yarattığı endişeleri dile getiriyor. Film şirketleri, üç boyutlu tarama programları aracılığıyla dublörlerin görüntülerini dijital bir ortama aktararak, bu materyalleri daha sonra istedikleri sahnelerde kullanma taleplerini artırıyorlar. Ancak, dublörler bu dijital kullanımın ne zaman ve nasıl gerçekleşeceği konusunda belirsizlikle karşı karşıya kalıyorlar.

Bouciegues, gelecekte stüdyoların “Hayır, bu 10 adamı getirmek istemiyoruz. Onları filme daha sonra efektler ve yapay zeka aracılığıyla ekleyeceğiz” diyebileceği bir senaryoya işaret ediyor. Bu durum, geleneksel dublörlerin işsiz kalma riskini artırabilir. Yapay zeka, bir aktörün figüranlık işini dijital olarak üstlenebilir ve bu dijital replikalar, farklı sahnelerde defalarca kullanılabilir. Bu, sadece dublörlerin iş güvencesini sarsmakla kalmayıp, aynı zamanda film endüstrisindeki geleneksel iş süreçlerini de temelden değiştirebilir.

Dublörlerin geleceği, yapay zekanın hızla gelişen yetenekleriyle şekillenecek gibi görünüyor. Bu durum, hem mesleki hem de etik soruları beraberinde getiriyor ve film endüstrisindeki aktörlerin ve çalışanların bu değişen manzaraya nasıl uyum sağlayacakları sorusunu gündeme getiriyor.

Hollywood Grevleri ve Yapay Zeka

Hollywood Grevleri ve Yapay Zeka

Hollywood’da devam eden grev, sadece maaş ve iş güvencesiyle ilgili değil, aynı zamanda yapay zeka kullanımının getirdiği endişelerle de şekilleniyor. Yaklaşık 11.500 senaristin Amerikan Senaristler Birliği (WGA) tarafından temsil edildiği grev, film ve dizi endüstrisindeki yapısal değişiklik taleplerini de içeriyor. Senaristler, yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin artması durumunda, bu teknolojinin kullanımına karşı güvenceler ve sınırlamalar talep ediyorlar. Aynı zamanda, SAG-AFTRA grevi sırasında ortaya çıkan dublörlerin dijital replikaları konusu da bu grevin gündemini belirliyor. Greve katılan oyuncular, yapay zeka tarafından oluşturulan dijital dublörlerin, gerçek oyuncuların işlerini tehdit edebileceği endişesi taşıyorlar. Bu durum, Hollywood’da sadece maaşlar ve iş güvencesi üzerine değil, aynı zamanda sektördeki temel değişikliklere karşı bir direnişin de bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

Neill Blomkamp’a Göre Yapay Zeka ve Geleceğin Sineması 

Gran Turismo’nun yönetmeni Neill Blomkamp, yapay zekanın film endüstrisinde yaratacağı dönüşümü oldukça çarpıcı bir şekilde öngörüyor. Blomkamp, gelecekte yapay zekanın sadece yönetmenin talimatları doğrultusunda hareket ederek, aksiyon filmlerindeki yüksek hızlı çarpışma sahnelerini gerçekçi bir şekilde üretebileceği bir noktaya ulaşacağını belirtiyor. Bu, sadece görsel efektleri değil, aynı zamanda dublörleri, bilgisayar grafiklerini ve hatta çekim mekanlarını dahi gereksiz kılabilir. Blomkamp’ın öngörüsü, yapay zekanın film yapım süreçlerini daha hızlı ve etkili bir hale getireceği, ancak aynı zamanda geleneksel film yapım unsurlarını da kökten değiştirebileceği bir geleceğe işaret ediyor. Bu durum, film yapımcıları, oyuncular ve endüstri profesyonelleri için yeni bir adaptasyon çağını başlatabilir, ancak aynı zamanda geleneksel sinemanın özünden ödün verme potansiyelini de taşıyor.


Hollywood’un teknolojik evrimi ve yapay zekanın film endüstrisindeki yükselişi, sadece teknik bir ilerleme değil, aynı zamanda mesleki ve etik soruları da beraberinde getiriyor. Yapay zekanın dijital figüranlardan dublörlere kadar sektördeki pek çok unsuru değiştirmesi, film yapımcıları, oyuncular ve diğer endüstri profesyonelleri arasında ciddi bir uyum sorununu gündeme getiriyor. Bu değişim sürecinde, geleceğin sinemasının yapay zeka tarafından şekillendirilip şekillenmeyeceği ve geleneksel sinemanın bu dönüşüme nasıl adapte olacağı önemli bir soru olarak ön plana çıkıyor.

Merhaba ben Alara. Namık Kemal Üniversitesi Biyosistem Mühendisliği öğrencisiyim. Burada sizlerle yazılarımı paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.

Bu yazıya bir tepki ver!

İlgili Yazılar

6 sayfadan 1.

Yanıtla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir